13 Şubat 2026 Cuma

2026 ŞUBAT İTO Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

Türkiye–AB Hattında Kritik Eşik

İTO’dan Üyelik, Vize Serbestisi Ve Gümrük Birliği Çağrısı

Türkiye ekonomisinin küresel dengelerde yeni bir konum arayışında olduğu dönemde, iş dünyasının beklentileri yeniden masaya yatırıldı.

İstanbul iş dünyasının en güçlü temsil organı olan İstanbul Ticaret Odası, Başkan Şekib Avdagiç aracılığıyla hem AB ile ilişkilerde hızlandırılmış bir süreç, hem de yerli üretimi tehdit eden denetimsiz ithalat konusunda net bir duruş ortaya koydu. Açıklamaların satır araları, Türkiye’nin ticaret mimarisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte.

AB Masasında Kapılar Aralandı, Türkiye İçin Tarihi Fırsat

Şekib Avdagiç, Türkiye–AB ilişkilerinde yeniden başlayan temasları “sevindirici ama gecikmiş bir adım” olarak değerlendirdi.
AB’nin son dönemde Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmalarını sonuçlandırdığına dikkat çeken Avdagiç, Türkiye’nin bu yarışta zaman kaybetme lüksü olmadığını vurguladı.

“Türkiye’nin AB üyeliğinin artık onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi hakkının gecikmeden verilmesi ve Gümrük Birliği’nin acilen güncellenmesi kaçınılmazdır” mesajı verdi.

“STA’da Zaman Kaybı Kabul Edilemez”

Türkiye’nin yıllardır yaşadığı üçüncü ülkelerle yapılan STA’lardan kaynaklı rekabet kaybı, iş dünyasını köşeye sıkıştırmaya devam ederken, Avdagiç çözümün geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sürecin Ortaklık Konseyi gündemine acilen taşınması gerektiğini belirten Avdagiç, Ticaret Bakanlığı’nın konuya gösterdiği hassasiyete olan inançlarını yineledi.

En Kritik Destek, 100 Milyar Tl’lik Yerli Üretim Paketi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik finansman paketi, Avdagiç’e göre iş dünyasının uzun süredir talep ettiği bir adım.
Paketin özellikle yerli üretim ve istihdam odaklı olması, İTO’nun önerileriyle de örtüşüyor.

Enflasyon Beklentilerinde Yeni Çerçeve

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın başındaki Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 hedeflerini revize etmişti.

Avdagiç, bu hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün nefes alacağı alanların genişletilmesi gerektiğini belirterek şu noktalara işaret etti:

Vergi temelli teşviklerin artırılması

Bankacılıkta kredi maliyetlerini yükselten kararların gözden geçirilmesi

KOBİ’lerin krediye erişiminin kolaylaştırılması

Kur politikasında rekabet gücünü destekleyen adımlar

Kredi Kartı Düzenlemesinde “Yan Etkiler” Uyarısı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BDDK tarafından başlatılan kredi kartı düzenlemelerini değerlendiren Avdagiç, özellikle perakende ve hizmet sektörü üzerinde oluşabilecek talep baskısına dikkat çekti.

“Hane halkı ve küçük işletmeler için hayati öneme sahip kredi kartı limitlerinde yapılacak sıkılaşmanın, ekonomik aktivite üzerinde beklenmeyen baskılar yaratabileceğini” söyledi.

Altında Yükseliş: Sadece “Güvenli Liman” Değil, Küresel Dönüşüm Sinyali

Altın ve gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişi değerlendiren Avdagiç, bu hareketin basit bir “jeopolitik refleks” olmadığını vurguladı.

Açıklamalarında, ABD Merkez Bankası (Federal Reserve) faiz indirimlerinin doların cazibesini düşürdüğünü, küresel fonların ise rezervlerini yavaş yavaş dolardan uzaklaştırıp altına kaydırdığını söyledi.

“Bu, küresel finans dünyasında dolar merkezli düzenin sorgulanmasına işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Denetimsiz İthalata Karşı Duruş: “Lince Tabi Tutulduk”

İTO’nun, hükümetin denetimsiz ithalatı sınırlayan kararını desteklemesi üzerine bazı çevrelerden sert eleştiriler geldiğini hatırlatan Avdagiç, bu tavrı kabul etmeyeceklerini belirtti.

“Bu hakaretleri sahiplerine iade ediyorum. Türkiye’ye, ekonomimize ve üreticimize hizmet etmeyi sürdüreceğim” diyerek, oda üyelerinin taleplerini savunmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

yilmazparlar@yahoo.com  




#Ekonomi, #İTO, #ABSüreci, #GümrükBirliği, #KrediKartıDüzenlemesi, #AltınPiyasaları, #İthalat, #YerliÜretim, #Enflasyon, #İşDünyası,


29 Ocak 2026 Perşembe

Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

  •  

Türkiye’nin Küresel Ticarette Yeni Yol Haritasını Çizdi

DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi, kamu ve özel sektörün ortak vizyonla Türkiye’yi küresel ticarette daha güçlü bir konuma taşıma iradesini ortaya koyarken, yeni dönemin yol haritasına ışık tuttu.

DÜNYA Gazetesi’nin TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde 29 Ocak 2026 Perşembe günü düzenlediği “Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi”, küresel ticarette dengelerin yeniden şekillendiği kritik bir dönemde Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren en önemli buluşmalardan biri oldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşen zirvede, “Sektörler Konuşuyor” başlıklı iki panel düzenlenirken; kamu, iş dünyası ve ihracatçıların ortak akılla geleceğe hazırlanması gerektiği güçlü mesajlarla vurgulandı.

Zirveye, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham, TİM üyeleri, Sponsor Firma Yetkilileri başta olmak üzere İş İnsanları, Akademisyenler ve çok yoğun basın mensubu katıldılar.

Türkiye’nin en geniş katılımlı ve sonuç odaklı ihracat platformlarından biri olan zirve, DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde, TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

Küresel belirsizliklerin arttığı, ticaret savaşlarının ve yeni serbest ticaret anlaşmalarının dengeleri değiştirdiği bir dönemde yapılan zirve, ihracatçılar için stratejik yol haritasının masaya yatırıldığı kritik bir buluşma olarak öne çıktı.

Kileci, “Türkiye’nin üretim gücüyle aşamayacağı engel yok”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan TİM Başkan Vekili Fikret Kileci, küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığına dikkat çekerek, ihracatta sürdürülebilir büyümenin tabana yayılması gerektiğini söyledi.

2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Kileci, “Bu rakamlar Türkiye ekonomisinin dinamizmini ortaya koyuyor. Ancak ihracat artışının sınırlı sayıda firma ve lokomotif sektörlerle gerçekleşmesi sürdürülebilir değil. KOBİ’leri daha güçlü biçimde ihracat zincirine dahil etmeliyiz” dedi.

Yeni ihracatçı firma sayısında son iki yılda yüzde 30’a yakın düşüş yaşandığını belirten Kileci, “Dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasında yer alma hedefi için mevcut tabloyu tersine çevirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Küresel ticarette yeni kırılmalara dikkat çeken Kileci, AB’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle yaptığı anlaşmaların Türkiye’nin geleneksel pazarlarında rekabeti sertleştireceğini belirterek, “Artık rekabet yalnızca kaliteyle değil, fiyatın da belirleyici olduğu daha çetin bir zeminde yaşanacak. Türkiye’nin sahada kalması için maliyet, finansman ve lojistik altyapısını güçlendirmesi şart” diye konuştu.

Konuşmasının sonunda Kileci, “Türkiye’nin üretim gücü doğru stratejilerle desteklendiğinde aşamayacağı engel yok” diyerek DÜNYA Gazetesi’ne zirveye katkılarından dolayı teşekkür etti.

Bakan Bolat, “Gümrük Birliği’nde 15 başlıkta uzlaşı sağladık”

Zirvenin onur konuğu Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin önemli gelişmeleri paylaştı.

Bolat, “Gümrük Birliği içinde sorun yaratan 29 alt başlıktan 15’inde karşılıklı uzlaşma sağladık. Kalan başlıklar için görüşmeler sürüyor. AB Komisyonu ile Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarını başlattık” dedi.

Türkiye’nin ihracatta tarihi seviyelere ulaştığını vurgulayan Bolat, “273,4 milyar dolar mal ihracatı, 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı ile toplamda 390 milyar dolara ulaştık. Bu rakam 400 milyar dolar sınırına dayandığımız anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. İhracatçı sayısının ise 2 yıl 8 ayda 130 binden 160 bine yükseldiğini belirtti.

AB ve ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerine değinen Bolat, “Bir yandan AB ile Gümrük Birliği’ni güncelliyoruz, diğer yandan ABD ile dengeli ticaret için görüşmeler yürütüyoruz. Küresel ticarette şartlar zorlaşıyor ama temkinli ve iyimser olacağız, paniğe kapılmayacağız” dedi.

“Made in Türkiye” markasının küresel pazarda güç kazandığını vurgulayan Bolat, Türk ürünlerinin ve hizmet sektörünün dünya çapında önemli bir marka haline geldiğini belirterek, 2026 yılı boyunca ihracatçılara sunulacak desteklerin artarak süreceğini açıkladı.

Olpak, “Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız”

Zirvenin kapanış konuşmasını yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ticarette artan belirsizliklere dikkat çekerek, iş dünyasına sağduyu çağrısı yaptı.

“İş dünyasının en çok arzu ettiği şey öngörülebilirliktir. Bugün ise dünyanın ticari ortamı adeta teşhisi konulamayan bir hastalık dönemi gibi” diyen Olpak, AB’nin imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları ve tarife savaşlarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler olduğunu söyledi.

Reel sektörün asli işine odaklanması gerektiğini vurgulayan Olpak, “Ticaretten ve ihracattan para kazanan insanlarız. Paradan para kazanmak finans piyasalarının işidir. Reel sektör kendi işine odaklanmalı” dedi.

Konuşmasını umut mesajıyla tamamlayan Olpak, “Çok sorun yaşadık, bu işi biliyoruz. Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız. Geçen yıla göre daha güzel bir yıl olacaktır” ifadelerini kullandı.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Kasım 2025 Cumartesi

16.Boğaziçi Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

Boğaziçi Zirvesi, Yeni Gerçeklerin Merkezine Dönüştü

Küresel Zorluklara İstanbul Yanıtı


Dünya liderleri, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla bir araya geldi. 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dönüşümün rotasını İstanbul’dan çizdi.

Yeni Gerçeklerin Başkenti; İstanbul

Dünya yeni bir döneme giriyor; krizlerin gölgesinde şekillenen bu çağda artık “uyum” kelimesi, her ülkenin stratejik ajandasında yerini aldı. Bu değişimin kalbi ise bir kez daha Boğaz’da attı. Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 6–7 Kasım 2025 tarihlerinde Four Seasons Bosphorus Hotel’de düzenlenen 16. Boğaziçi Zirvesi, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla sadece bir toplantı değil, geleceğin inşa edildiği bir fikir arenasına dönüştü.
İki gün boyunca 60’tan fazla ülkeden devlet adamları, diplomatlar, iş dünyası liderleri ve düşünürler İstanbul’da buluştu; ortak bir soru üzerinde düşündü: “Yeni gerçeklerle başa çıkmanın yolu nedir?”

Erdoğan’dan Güçlü Mesaj; Diyalog ve İş Birliği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirveye gönderdiği mesajında, küresel kırılmaların ortak akılla aşılabileceğini belirterek “diyalog ve iş birliği” vurgusu yaptı. Erdoğan, Boğaziçi Zirvesi’nin ülkeler arasında stratejik iş birliklerini güçlendiren, sonuç odaklı fırsatlar doğuran bir platform olduğunu ifade etti.
Bu çağrı, yalnızca bir diplomatik mesaj değil, Türkiye’nin bölgesel değil küresel ölçekte barış ve istikrar inisiyatifi üstlendiğinin de bir göstergesiydi.

Açılışta Güçlü Kadro; Küresel Vizyon Sahnesi

Zirvenin açılış oturumunda;

Dr. Talal Abu-Ghazaleh (UİP Onursal Başkanı, Ürdün), Rona Yırcalı (UİP Onur Kurulu Başkanı, Türkiye), Dr. Ingo Friedrich (AP Eski Başkan Yardımcısı, Avrupa Ekonomik Senatosu Başkanı, Almanya), Dr. Gerardo Zamora (Santiago del Estero Valisi, Arjantin), Tekreth Kamrang (Ticaret Bakan Yardımcısı, Kamboçya Krallığı), Faisal Al-Fayez (Senato Başkanı, Ürdün), Mladen İvanic (E. Cumhurbaşkanı, Bosna-Hersek), Gjorge Ivanov (E. Cumhurbaşkanı, Kuzey Makedonya)
gibi isimler yer aldı.

Açılışta ayrıca Dünya İnsanlık Ödülü, Suudi Arabistan Kraliyet ailesinden Prens Turki bin Talal bin Abdulaziz Al Saud’a takdim edildi.

“Yeni Bir Gerçekliğe Uyum Sağlama Dönemindeyiz”

UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, çağımızı krizlerle tanımlamak yerine, bu krizlerden doğan fırsatlara odaklanmak gerektiğini vurguladı;

“Bu zirveyi sadece fikirlerin değil, ortak çözümlerin ve karşılıklı öğrenmenin bir platformu olarak görüyoruz. Teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümler birbirine geçmiş durumda. Artık edilgen izleyiciler değil, etik, adil ve sürdürülebilir bir geleceğin inşacıları olmalıyız.”

Özgencil, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika’yı buluşturan benzersiz konumuna dikkat çekerek, Boğaziçi Zirvesi’nin “köprü kuran vizyonunun” önemini yineledi.

Dijitalleşmeden İklime; İnsanlığın Dönüm Noktası

Zirvede bu yıl, yapay zekânın etik sınırlarıiklim krizienerji güvenliğifinansal dijitalleşmekadın liderliğitarım ve gıda güvenliği gibi başlıklar öne çıktı.
Zekâ Çağı: Güç, Etik ve İnsanlığın Geleceği” panelinde yapay zekânın yönetim gücü tartışıldı; “Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek İçin Tarımı Yeniden Düşünmek” oturumunda ise iklim krizinin tarımsal üretime etkileri ele alındı.

Katılımcılar, değişen küresel dinamikler karşısında “dayanıklılık, kapsayıcılık ve inovasyon” kavramlarını yeni ekonomik düzenin temel taşları olarak değerlendirdi.

Dr. Talal Abu-Ghazaleh, “İnsanlık Yeni Bir Meydan Okuma Çağında”

UİP Onursal Başkanı Dr. Talal Abu-Ghazaleh, dünyanın dört temel krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti:

İklim değişikliğiBirleşmiş Milletler’in etkisizleşmesiABD-Çin rekabetinin artmasıYapay zekânın kontrolsüz yükselişi.

Abu-Ghazaleh, yapay zekânın artık “insanın değil, sistemin yöneticisi olma tehlikesi” taşıdığını belirterek, “İnsanlık bu dönüşümle yüzleşmek zorunda” dedi.

Boğaziçi Zirvesi, Ekonomik Diplomasinin Kalbi

16 yıldır kesintisiz süren Boğaziçi Zirvesi, artık yalnızca fikirlerin değil, ekonomik diplomasinin de merkezi konumunda. Geçmiş yıllarda milyonlarca dolarlık ticari anlaşmalara sahne olan zirvede bu yıl da çok sayıda stratejik yatırım teması gerçekleştirildi.
İstanbul, iki gün boyunca yalnızca bir şehir değil; dünyanın geleceğine yön veren diyalogların merkezi oldu.

 “Boğaz’dan Yükselen Umut”

Zirve bitti, ama etkisi daha yeni başlıyor.
Dünyanın bu kadar bölündüğü bir dönemde, Boğaziçi Zirvesi yeniden hatırlattı: Gerçek liderlik, diyalogdan doğar.
İstanbul’un tarihi dokusu, sadece iki kıtayı değil, fikirleri, umutları ve vizyonları da birbirine bağladı.
Yeni gerçeklere uyum, belki de bu topraklardan yükselecek küresel bir dayanışma sesiyle mümkün olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Kasım 2025 Pazar

19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu-Yılmaz Parlar

  

Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı, “İsviçre–Türkiye İş Birliğiyle Geleceği İnşa Etmek”

19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu 31 Ekim 2025 Cuma günü Swiss The Bosphorus Hotelde, “Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı” temasıyla düzenlendi

Küresel ekonominin dönüşüm çağında, sürdürülebilir kalkınma, yenilikçi mühendislik ve yeşil altyapı kavramları, artık yalnızca çevresel değil ekonomik bir zorunluluk haline geldi. Bu vizyonla düzenlenen 19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu, iki ülkenin ekonomik ortaklığında yeni bir sayfa açtı.

Swiss The Bosphorus Hotel’de, “Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı” ile “İsviçre–Türkiye İş Birliğiyle Geleceği İnşa Etmek” başlıkları altında gerçekleştirilen forum, iş dünyasının, akademinin ve kamu kurumlarının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.

Etkinlik, İsviçre ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına denk gelmesiyle, tarihi bir anlam kazandı.

Ortak hedef

 “Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek”

Açılış konuşmasını yapan İsviçre Ticaret Odası Derneği Başkanı Arpat Şenocak, iki ülke arasındaki diyaloğun yıllar içinde güçlü bir iş birliği platformuna dönüştüğünü vurguladı.
Şenocak, “Bugün sadece sürdürülebilirliği konuşmuyoruz; birlikte nasıl daha adil, daha yeşil ve daha dayanıklı bir gelecek kurabileceğimizi tartışıyoruz. İsviçre’nin inovasyon gücü ile Türkiye’nin mühendislik kabiliyeti birleştiğinde ortaya küresel ölçekte etkili bir sinerji çıkıyor,” dedi.

Türk müteahhitlerinden küresel başarı tablosu

Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, Türk müteahhitlik sektörünün dünya çapındaki konumuna dikkat çekti:

“137 ülkede tamamlanan yaklaşık 13.000 proje, 547 milyar dolarlık iş hacmi… Bu sadece bir istatistik değil, Türk mühendisliğinin küresel bir markaya dönüştüğünün göstergesidir.”

Eren, İsviçre’nin finansal gücü ve yenilikçi teknolojilerinin Türk müteahhitlerin deneyimiyle birleşmesi halinde, üçüncü ülkelerde kalıcı altyapı başarılarına imza atılabileceğini söyledi.

İsviçre’den güçlü mesaj

 “Birlikte sürdürülebilir ve güvenli inşa edelim”

İsviçre Federal Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ekonomi, Eğitim ve Araştırma Bakanı Guy Bernard Parmelin, konuşmasında iki ülkenin ortak sorumluluğuna dikkat çekti:

“İsviçre 2050, Türkiye ise 2053 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Bu hedefler iddialı, ancak inşaat sektörü bu dönüşümde kilit rol oynayacak. İnşa ettiğimiz yapılar sadece ekonomimizi değil, kim olduğumuzu da yansıtıyor.”

Parmelin, “Team Switzerland Infrastructure” girişimiyle Türk EPC (Mühendislik, Tedarik, İnşaat) firmalarıyla stratejik ortaklıklar geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
SERV (Swiss Export and Insurance) ile Türk Eximbank arasında imzalanan Mutabakat Zaptı (MOU), bu iş birliğini daha da kurumsallaştırdı.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat,

 “Ekonomik bağlarımız hiç olmadığı kadar güçlü”

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, forumda yaptığı konuşmada Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığına dikkat çekti:

“Son 23 yılda Türkiye, 238 milyar dolarlık GSYH’den 1,5 trilyon doların üzerine çıkan bir ekonomik büyüme gerçekleştirdi.
1.000’den fazla İsviçreli şirket, Türkiye’de 10,6 milyar dolar doğrudan yatırım yaptı.
Ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaştı ve artmaya devam ediyor.”

Bolat, iki ülkenin güçlü mühendislik, teknoloji ve finans sistemlerinin birleşmesiyle, Ukrayna, Suriye ve Körfez bölgesindeki yeniden yapılanma projelerinde büyük fırsatlar doğacağını belirtti.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Humberto Lopez,

 “Sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, zorunluluk”

Forumun konuk konuşmacısı Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Türkiye’nin yüksek büyüme performansına dikkat çekti ve şu uyarıda bulundu:

“Türkiye yüksek gelirli ülke statüsüne çok yakın, ancak uzun vadeli büyümenin anahtarı verimliliktir.
Gerçek sürdürülebilirlik sadece çevresel değil; ekonomik ve sosyal dengeyi de içermelidir.”

Lopez, Türkiye’nin lojistik altyapısı ve yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanmasının, sürdürülebilir büyüme için kritik olduğunu vurguladı.

Paneller

 Yenilik, mühendislik ve finans bir arada

Forumun ikinci bölümünde iki ana panel düzenlendi:

“Ar-Ge, Pazar İhtiyaçları ve Türkiye’de Sürdürülebilir İnşaatın Geleceği” panelinde,

ABB Türkiye Başkanı Başar Vural moderatörlüğünde, Empa-NEST’ten Reto Largo, Omya International AG’den Philipp Hunziker, Prof. Dr. Mustafa Şahmaran ve Demet Demirer, inovasyonun inşaat sektörüyle nasıl daha güçlü entegre edilebileceğini tartıştı.

“İsviçre İnovasyonu Türk Uzmanlığıyla Buluşuyor” başlıklı oturumda ise, MLL Legal’den Ülkü Cibik moderatörlüğünde, SERV, UBS, Türk Eximbank, Çalık Enerji Swiss AG ve SSB Sauerwein & Schaefer Bau AG temsilcileri, üçüncü ülkelerde sürdürülebilir EPC projelerinde finansal iş birliği modellerini değerlendirdi.

Forumun sonunda imzalanan anlaşmalar ve verilen mesajlar, Türkiye–İsviçre ekonomik ilişkilerinin yeni bir stratejik evreye girdiğini gösterdi.

İki ülke, 100 yıllık dostluğunu “yeşil dönüşüm”, “sürdürülebilir inşaat” ve “ortak refah” ilkeleri üzerine inşa ederek, geleceğe umutla bakıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

29 Ekim 2025 Çarşamba

TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş Boğaz’da Tarih Yazdı-Yılmaz Parlar

   

Cumhuriyetin Işığında Parlayan TÜRSAB Başkan Adayı Kadın Lider, Aylin Özsavaş Boğaz’da Tarih Yazdı

Cumhuriyet’in 102. yılında Boğaz’da anlamlı kutlama

 TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, “Cumhuriyet kadınla yükselir”

Emin Çakmak’tan tam destek, “Aylin Başkan delikanlı bir lider”

Cumhuriyet’in ışığında değişim rüzgarı, TÜRSAB’da kadın zamanı

“Cumhuriyet kadınla güzelleşir, kadınla güçlenir”

28 Ekim 2025 Salı Akşamı – Boğaz’da Cumhuriyet Coşkusu

Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında, TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen Boğaz Tekne Turu, İstanbul’un ışıltılı sularında unutulmaz bir geceye dönüştü.

Cumhuriyet’in Işığında” temalı bu özel etkinlikte, sektörün duayenleri, turizm profesyonelleri, basın mensupları ve genç girişimciler aynı çatı altında buluştu.

Akşam, önce Aylin Özsavaş’ın duygulu ve vizyon dolu konuşmasıyla, ardından Birleşik TÜRSAB Hareketi Lideri Emin Çakmak’ın sektörün geleceğine dair değerlendirmeleriyle renklendi.

Aylin Özsavaş, “Cumhuriyet kadınla yükselir, biz o emaneti taşıyoruz.”

Cumhuriyet’in 102. yılında, bir kadın liderin sesinden yankılanan bu sözler Boğaz’da adeta dalga dalga yayıldı.
Aylin Özsavaş konuşmasında Cumhuriyet’in mirasına, kadınların güçlenmesine ve turizm sektöründe değişimin kaçınılmazlığına vurgu yaptı.

“Türkiye Seyahat Acentaları Birliği 53 yaşında. Ancak vicdanlı, adaletli bir yönetim anlayışına hasret kaldı. Cumhuriyetimizin bize bıraktığı en değerli miras eşitliktir. Artık o koltuğa bir kadın eli değmeli. Biz o emaneti taşımaya, layığıyla sahip çıkmaya geliyoruz.”

Özsavaş, TÜRSAB seçimlerine dair polemiklere girmeden, Cumhuriyet’e ve kadın emeğine odaklanan samimi konuşmasıyla salondan büyük alkış aldı.

Konuşmasını “Cumhuriyetin içinde yürüyoruz” sözleriyle bitiren Özsavaş, sahadaki genç ve aktif acentacı ekibini alkışlatarak, kadın liderliğin ilham verici gücünü bir kez daha hissettirdi.

Emin Çakmak, “Aylin Başkan, özüyle sözüyle delikanlı bir kadın lider.”

Birleşik TÜRSAB Hareketi’nin öncüsü, üç dönem başkan adayı ve TGA temsilciliği yapmış olan Emin Çakmak, konuşmasında turizmin geleceği, sektörün yeniden yapılanması ve liyakat vurgusu yaptı.

Çakmak, mevcut yönetimi eleştirirken Aylin Özsavaş’a tam destek verdi:

“Yirmi beş yıldır aynı yüzleri gördük. Artık değişim zamanı..
Aylin Başkan, sözüyle özüyle bir olan, delikanlı bir kadındır.
Türkiye’nin turizminde bir kadın eliyle yeniden doğuşa inanıyorum.”

Çakmak, genç kuşaklara alan açılması gerektiğini vurguladı, “Yolun açık olsun Aylin Başkan, biz sonuna kadar yanındayız” diyerek konuşmasını bitirdi.

Boğaz’da Cumhuriyet Gecesi, Umut, Birlik ve Değişim

Cumhuriyet’in 102. yılına yakışır bir atmosferde geçen gecede, kırmızı-beyaz ışıklarla süslenmiş teknede İstanbul siluetine karşı Türk Bayrakları dalgalandı.
Katılımcılar, Bayraklar eşliğinde “Yaşasın Cumhuriyet” sloganları attı.
Yemek ve müzikle devam eden gece, birlik, umut ve değişim mesajlarıyla sona erdi.

Kadın Gücü, Cumhuriyet Gücü

Bu satırların yazarı olarak, bir kadın liderin cesaretini, nezaketini ve duruşunu yürekten alkışlıyorum.
Aylin Özsavaş, yalnızca bir başkan adayı değil Cumhuriyet’in modern, özgüvenli, vizyoner kadınının ta kendisi.
Sözüyle ilham veren, özüyle güven veren, Cumhuriyet’in ışığını kalbinde taşıyan bir isim.

Cumhuriyet’in 102. yılında, Aylin Özsavaş gibi kadınların yolumuzu aydınlatmasına yürekten inanıyorum.
Gelecek, artık kadın eliyle güzelleşecek.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ekim 2025 Perşembe

Güvenilir Ürün Göze Çarpan Standlar-Yılmaz Parlar

 Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde Girişimciler ve Kooperatifler Parladı

Türkiye’nin geleceği, üretimin gücünü ortaya koyan girişimcilerde ve kooperatiflerde saklıdır. Onların emekleri yalnızca ticaret değil, aynı zamanda bir ülkenin vizyonudur.

Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı ve Başkan Yardımcısı Elif Attepe’nin takdire şayan emekleriyle gerçekleşen, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında Türkiye bölgelerinden çok sayıda girişimci ve kooperatifler stand açtılar

Quince Land Zeytinyağları, İlknur Tunç’tan Ege’nin Saf Lezzeti

İlknur Tunç’un markası Quince Land, zirvenin en çok ilgi gören standlarından biri oldu.
Ege’nin bereketli topraklarında üretilen natürel sızma zeytinyağları, hem kalitesi hem de doğallığıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Zeytinyağının sofraların vazgeçilmezi olmasının ötesinde, sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu hatırlatan Tunç’un ürünleri, “gerçek Ege lezzetini” zirveye taşıdı.

EMA Gourmet Love, Hafize Kayış ile Glutensiz Çorbalar Sofralarda

Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Hafize Kayış, geliştirdiği glutensiz çorbalarla zirvede öne çıktı.
Çölyak hastaları ve gluten intoleransı yaşayan bireyler için güvenli alternatifler sunan EMA Gourmet Love, mercimekten sebzeye, mantardan tarhanaya kadar geleneksel tatları glutensiz formda sofralara getiriyor. Hafize Kayış, bu yenilikçi ürünleriyle hem güvenliği hem de lezzeti bir araya getirmeyi başarıyor.

Beylerbeyi Pizza, Sezer Akkuş’tan Kadın Girişimcilik Başarısı

Şef Necla Akkuş’un ellerinden çıkan renkli pizza tabanları, zirvede en çok konuşulan ürünler arasındaydı.
Ispanaklı yeşil, havuçlu turuncu, pancarlı kırmızı hamurlarıyla görsel şölen sunan Beylerbeyi Pizza, tamamen el açımı ve doğal malzemeleriyle dikkat çekiyor. Bir kadın girişimcinin azmiyle yükselen marka, hem bireysel müşterilere hem de otel ve restoranlara hizmet vererek İstanbul’un gıda sektöründe ilham verici bir başarı hikâyesi yazıyor.

Eğitimden Ticarete, Beylikdüzü’nden Gençler Zirvede

Beylikdüzü Şehit Şafak Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri,gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim vizyonunu taşıyan projeleriyle zirvede yer aldı.
Okul Müdürü Gülbanu Güngör gayretleri ile Coğrafi işaretli ürünlerle hazırladıkları reçeteler beğeni toplarken, Nallıhan iğne oyasıyla süsledikleri epoksi tepsiler ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Bu katılım, gençlerin hem mesleki eğitim hem de girişimcilik yolunda önemli bir adımı oldu.

Sarıyer İçecek, Oğuz Holding’ten Güven ve Kalite Sözü

Oğuz Holding çatısı altındaki Sarıyer İçecek, Güvenilir Ürün Platformu’na katılımıyla kalite anlayışını tescilledi.


Yerli sermaye ile büyüyen marka, hijyen ve kalite standartlarına uygun üretimiyle dikkat çekti. Tüketicilere sundukları her ürünün arkasında olduklarını vurgulayan yetkililer, “Güven ve kalite önceliğimizdir” mesajını zirveden duyurdu.

Muça Balları: Doğallığın ve Güvenin Simgesi

Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde dikkat çeken standlardan biri de Muça Balları oldu. Doğanın sunduğu en saf armağanı hiçbir katkı ve hile olmadan sofralara taşıyan marka, doğallık, emek ve güven vurgusuyla öne çıktı.

Firma temsilcileri, “Biz arılarımıza sadece üretici gözüyle değil, bir emanet gözüyle bakarız. Onların emeğine duyduğumuz saygı, balımızın kalitesine yansır” diyerek markalarının felsefesini açıkladı.

Tescilli markalarıyla güvence sunan Muça Balları, petek baldan süzme bala, karakovan balından polene kadar geniş ürün yelpazesiyle doğallığın simgesi olduklarını belirtti.

Yetkililer, “Muça Balları’nı tercih etmek, sadece bir bal değil; emeği, doğayı ve sağlığı seçmektir” mesajıyla tüketicilere seslendi.

Caria Organic, Aydın ve Milas’tan Doğal Sağlık

Gizem Karayel’in markası Caria Organic, coğrafi işaretli incir, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere tamamen doğal ürünleriyle zirvede fark yarattı.
Hiçbir kimyasal, renklendirici veya tatlandırıcı kullanmadan üretilen bu ürünler; sindirim sisteminden kalp sağlığına, kemik gelişiminden bağışıklığa kadar birçok faydasıyla öne çıktı.
Kendi soframıza koymadığımız ürünü size tavsiye etmiyoruz” diyen Karayel, doğallığı bir yaşam felsefesi haline getirdi.

Girişimciler ve kooperatifler, Anadolu’nun bereketini markalaştırarak dünyaya taşıyan en güçlü kahramanlarımızdır. Onların emeğini desteklemek, geleceğe yatırım yapmaktır.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Eylül 2025 Cumartesi

2025 Interfresh Eurasia Fuar Açılış-Yılmaz Parlar

  

Türkiye’nin İhracat Vizyonuna İzmir’den Güçlü Bir Katkı

Tarım ve Gıdanın Kalbi İzmir’de Attı

 Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren Türkiye’nin tarımsal gücünü dünyaya taşıyan ve her yıl sektörüne 200–250 milyon dolar katkı sağlayan Interfresh Eurasia 2025, İzmir’de görkemli bir açılışla, bu yıl altıncı kez kapılarını açtı.

İzmir’in ev sahipliğinde düzenlenen fuar, yalnızca bir ticaret buluşması değil, aynı zamanda tarım ve gıda sektörünün geleceğini şekillendiren uluslararası bir platform olarak öne çıktı.

Katılımcıların yoğun ilgisi, yabancı alım heyetlerinin yüksek sayısı ve fuarın profesyonel organizasyonuyla Interfresh Eurasia, yine beklentileri fazlasıyla karşıladı. Bu tablo, Türkiye’nin ihracat vizyonu açısından fuarın ne kadar kritik bir rol üstlendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kusursuz organizasyon, konaklama ve ulaşım hizmetlerindeki yüksek standart, fuarı adeta bir dünya markası haline getirdi. Katılımcılar yalnızca yeni iş birlikleri kurmakla kalmadı; gala gecesinde hem yorgunluklarını attı hem de unutulmaz bir sosyal buluşmaya imza attı.

Eski Ege Tv spikerlerinden Ayşegül Koç’un Sunuculuğu üstlendiği 18-20 Eylül 2025 tarihleri arasında İzmir Fuar Merkezinde gerçekleşen Interfresh Eurasia 2025 fuarda ki; Açılış konuşmaları birbirinden değerli olarak birikimli mesajlar verdi

Bay Fuar Murat Özer

Fuara imzasını atan isim, hiç kuşkusuz AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer oldu. Katılımcılar arasında “Bay Fuar” olarak anılan Özer, titiz organizasyonuyla yine farkını ortaya koydu.

Murat Özer’den Stratejik Mesajlar

Organizasyonu gerçekleştiren AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer, yaşanan küresel zorluklara rağmen fuara yoğun katılım sağlandığını belirtti:

“Sektörün zirai don olaylarıyla sarsıldığı, ihracatçıların maliyet baskısı altında olduğu bir dönemdeyiz. Buna rağmen 70’in üzerinde ülkeden, aralarında zincir market temsilcilerinin de bulunduğu 1050 kişilik alım heyetini ağırlıyoruz. Katılım sayımız %10, yabancı alım heyeti sayımız %20 arttı. Amacımız, Türkiye ihracatına daha güçlü katkılar sunmak” dedi.

Özer, fuarın 2026’da da aynı tarihlerde İzmir’de devam edeceğini açıkladı.

Uluslararası Katılımın Güçlü Vurgusu

İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır

İnterfresh Eurasia Fuarı’nın Partner Ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın açılışına gönderdiği video mesajı gönderdi;

 “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciye ürünleri ve diğer tarım ürünlerinin pazarlanmasını önemsiyorum. Anavatan Türkiye’de çeşitli sektörlerin büyümesinde ve tanıtımında, dünyayla bağlantılarının güçlenmesinde böylesi önemli organizasyonlar, KKTC’nin de bir bakıma tanıtılması ve uluslararası bağlantılar kurması bakımından fevkalade önemli olduğunu sizlerle paylaşırken Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sahip çıktıkları, KKTC’nin içinde bulunduğu koşullarda bizlerinde dünya pazarlarına açılabilmesi için yaptığınız katkıları önemsediğimi bir kez daha belirtip hepinize yürekten teşekkür etmek istiyorum.

İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır. Dolayısıyla İzmirle bağlantılarımızı artırmak istiyoruz. Gerek Ercan Havalimanı gerekse diğer yollarla İzmirle bağlarımızın artması ticaret, kültür, sanat her türlü faaliyetlerle aramızdaki münabetlerin artması önemli. Ama böylesi önemli bir fuarda KKTC’nin kurum ve kuruluşlarının yer alması fevkalade önemli ve kıymetlidir. KKTC Ekonomi Bakanımız Olgun Amcaoğlu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası gibi kuruluşlarımızın, bizleri orada farklı sektörlerde temsil eden iş insanlarının çabalarını kutluyorum.”

Rakamlarla Büyük Başarı

Fuara bu yıl 70’in üzerinde ülkeden 1050 kişilik alım heyeti katıldı. Açılışta konuşan İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın %1,07’ye yükseldiğini, tarım ürünleri ihracatında ise dünya genelinde %1,5’lik paya ulaştığını açıkladı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin yıllık 61 milyon ton yaş meyve sebze üretimi gerçekleştirdiğini ve ihracatının 6 milyar doları aştığını vurguladı. “Yaşanan doğal afetlere ve maliyet artışlarına rağmen Ege Bölgesi olarak ihracat rakamlarımızı koruyoruz” dedi.

Ege’nin Katkısı ve İhracatın Gücü

Uçak konuşmasında şunları ekledi:
“Çiftçilerimiz alın teriyle üretiyor, ihracatçımız büyük emeklerle dünya pazarına taşıyor. Böylece ülkemize yılda 6 milyar dolardan fazla döviz kazandırılıyor. Sadece Ege Bölgesi, ürünleri ve modern tesisleriyle 1,3 milyar dolar katkı sağlıyor. Hep birlikte Türk tarımını kalkındırmak için çalışıyoruz.”

Ege Bölgesi’nin 2024 ihracatının 43 milyar doları aştığını vurgulayan Uçak, İzmir’in mermer ve gelinlik fuarları gibi marka olmuş fuarlarına tarım alanında yeni bir yıldız eklediklerini söyledi.

Türkiye’nin Dayanıklı Ekonomisi

Kılıçkaya konuşmasında, küresel krizlere rağmen Türkiye’nin dimdik ayakta olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:

Türkiye ekonomisi 20 çeyrektir kesintisiz büyüyor. 2025’in ikinci çeyreğinde büyüme %4,8’e ulaştı. 2024 ihracatı 261,8 milyar dolara yükseldi. 2025’in ilk 8 ayında ihracat, %4,3 artışla 178 milyar dolar oldu.Tarım ve gıda ürünleri ihracatı 2002’de 3,7 milyar dolarken 2024’te 32,6 milyar dolara çıktı.

“Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıkıyor. Bu sağlam temel, 21. yüzyılın başarı hikâyesini yazmamızı sağlıyor” dedi.

Siyasetten Destek Mesajları

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Ege’den çıkan ürünlerin dünya sofralarına yolculuğunu anlattı. Kiraz ihracatının 55 milyon dolara ulaştığını, turşu ihracatının ise 320 milyon dolarla zirvede olduğunu belirtti. Ayrıca tarıma dayalı organize sanayi bölgelerinin Türk tarımını geleceğe taşıyacağını vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise fuarı, Ege’nin yükselen yıldızı olarak tanımladı: “İzmir, uluslararası ticarette büyük rakamlarla öne çıkan bir şehir. Interfresh Eurasia, gıda ve tarım sektörünün ayakta kalmasına katkı sağlayan çok değerli bir fuar. Bu yıl 70’in üzerinde ülkenin alım heyetiyle geldiğini görmek bizleri gururlandırdı.”

KKTC Ekonomi Bakanı Olgun Amcaoğlu

Partner ülke KKTC’nin Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, “Yüreğimiz Türkiye için çarpıyor” diyerek fuarın iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğini söyledi

Irak Bakanı Maruf’tan Tarihi Mesajlar

Fuarın açılışında en dikkat çeken konuşmayı ise Irak Kürdistan Bölgesi Bakanı Aydın Maruf yaptı. Maruf’un sözleri salonda uzun süre alkış aldı:

“Her şeyden önce, bu anlamlı fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti bizim için hiçbir zaman sadece bir komşu olmamıştır; adeta vatanımızın bir parçası gibidir. Ticaret, kültür, eğitim ve insani bağlarımız her geçen gün güçleniyor. Türkiye güçlü olduğunda, yalnızca kendi halkı değil; Irak, Ortadoğu ve tüm bölge güçleniyor. Bu fuar, ilişkilerimizin ne denli sağlam olduğunun en büyük göstergesidir. Bugün burada üreticiden ihracatçıya kadar herkes, kardeşlik bağlarımızı daha da pekiştiriyor. Eminim ki Interfresh Eurasia, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda barış ve refah adına da önemli bir kapı açacaktır.”

Maruf’un bu samimi ve stratejik mesajları, fuarın yalnızca ticari değil, diplomatik boyutunu da öne çıkardı.

Fuar Değil, Bir Ekosistem

Interfresh Eurasia 2025, bir fuardan çok daha fazlası olduğunu kanıtladı. Tarım üreticilerinden ihracatçılara, kadın kooperatiflerinden uluslararası alım heyetlerine kadar geniş bir kesimi buluşturan etkinlik, Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe küresel ölçekteki iddiasını güçlendirdi.

Bu yılki başarı, İzmir’in “fuarlar kenti” unvanını daha da pekiştirirken; Interfresh Eurasia’nın gelecekte yalnızca ticaret değil, diplomasi ve kültürel iş birliklerinde de rol üstleneceğinin göstergesi oldu.

Gala ile Sosyal Buluşma

Fuarın iş dünyasına katkıları kadar sosyal yönü de büyük ilgi gördü. Düzenlenen gala gecesinde katılımcılar günün yorgunluğunu attı hem de yeni iş bağlantılarını sosyal atmosferde pekiştirdi.

İzmir’den Dünyaya

Interfresh Eurasia 2025, yalnızca bir fuar değil; Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında vizyonunu ortaya koyan uluslararası bir platform oldu. İzmir’in fuarlar kenti kimliği, bu organizasyonla bir kez daha tescillendi.

İzmir Konak Çankaya'da bulunan, 80 odalı 160 yatak kapasiteli yüzme havuzu spa center fitness centeri olan Konakladığımız 4 yıldızlı İzmir Ontur Otelde, misafirperver, güleryüzlü On büro müdürü Yetkin Başkurt, rezervasyon sorumlusu Tuğba Atıcı ve shift leader Fatma Kahraman tarafından kusursuz turizm hizmetleriyle karşılandık. İzmir’in yalnızca fuar değil, aynı zamanda turizmde de fark yaratan yüzünü görmek, Interfresh Eurasia’nın ne denli çok yönlü bir değer olduğunu bir kez daha kanıtladı.

yilmazparlar@yahoo.com