ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2026 Perşembe

Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

  •  

Türkiye’nin Küresel Ticarette Yeni Yol Haritasını Çizdi

DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi, kamu ve özel sektörün ortak vizyonla Türkiye’yi küresel ticarette daha güçlü bir konuma taşıma iradesini ortaya koyarken, yeni dönemin yol haritasına ışık tuttu.

DÜNYA Gazetesi’nin TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde 29 Ocak 2026 Perşembe günü düzenlediği “Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi”, küresel ticarette dengelerin yeniden şekillendiği kritik bir dönemde Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren en önemli buluşmalardan biri oldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşen zirvede, “Sektörler Konuşuyor” başlıklı iki panel düzenlenirken; kamu, iş dünyası ve ihracatçıların ortak akılla geleceğe hazırlanması gerektiği güçlü mesajlarla vurgulandı.

Zirveye, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, TABA-AmCham, TİM üyeleri, Sponsor Firma Yetkilileri başta olmak üzere İş İnsanları, Akademisyenler ve çok yoğun basın mensubu katıldılar.

Türkiye’nin en geniş katılımlı ve sonuç odaklı ihracat platformlarından biri olan zirve, DÜNYA Gazetesi’nin ev sahipliğinde, TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

Küresel belirsizliklerin arttığı, ticaret savaşlarının ve yeni serbest ticaret anlaşmalarının dengeleri değiştirdiği bir dönemde yapılan zirve, ihracatçılar için stratejik yol haritasının masaya yatırıldığı kritik bir buluşma olarak öne çıktı.

Kileci, “Türkiye’nin üretim gücüyle aşamayacağı engel yok”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan TİM Başkan Vekili Fikret Kileci, küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığına dikkat çekerek, ihracatta sürdürülebilir büyümenin tabana yayılması gerektiğini söyledi.

2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Kileci, “Bu rakamlar Türkiye ekonomisinin dinamizmini ortaya koyuyor. Ancak ihracat artışının sınırlı sayıda firma ve lokomotif sektörlerle gerçekleşmesi sürdürülebilir değil. KOBİ’leri daha güçlü biçimde ihracat zincirine dahil etmeliyiz” dedi.

Yeni ihracatçı firma sayısında son iki yılda yüzde 30’a yakın düşüş yaşandığını belirten Kileci, “Dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasında yer alma hedefi için mevcut tabloyu tersine çevirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Küresel ticarette yeni kırılmalara dikkat çeken Kileci, AB’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle yaptığı anlaşmaların Türkiye’nin geleneksel pazarlarında rekabeti sertleştireceğini belirterek, “Artık rekabet yalnızca kaliteyle değil, fiyatın da belirleyici olduğu daha çetin bir zeminde yaşanacak. Türkiye’nin sahada kalması için maliyet, finansman ve lojistik altyapısını güçlendirmesi şart” diye konuştu.

Konuşmasının sonunda Kileci, “Türkiye’nin üretim gücü doğru stratejilerle desteklendiğinde aşamayacağı engel yok” diyerek DÜNYA Gazetesi’ne zirveye katkılarından dolayı teşekkür etti.

Bakan Bolat, “Gümrük Birliği’nde 15 başlıkta uzlaşı sağladık”

Zirvenin onur konuğu Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin önemli gelişmeleri paylaştı.

Bolat, “Gümrük Birliği içinde sorun yaratan 29 alt başlıktan 15’inde karşılıklı uzlaşma sağladık. Kalan başlıklar için görüşmeler sürüyor. AB Komisyonu ile Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarını başlattık” dedi.

Türkiye’nin ihracatta tarihi seviyelere ulaştığını vurgulayan Bolat, “273,4 milyar dolar mal ihracatı, 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı ile toplamda 390 milyar dolara ulaştık. Bu rakam 400 milyar dolar sınırına dayandığımız anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. İhracatçı sayısının ise 2 yıl 8 ayda 130 binden 160 bine yükseldiğini belirtti.

AB ve ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerine değinen Bolat, “Bir yandan AB ile Gümrük Birliği’ni güncelliyoruz, diğer yandan ABD ile dengeli ticaret için görüşmeler yürütüyoruz. Küresel ticarette şartlar zorlaşıyor ama temkinli ve iyimser olacağız, paniğe kapılmayacağız” dedi.

“Made in Türkiye” markasının küresel pazarda güç kazandığını vurgulayan Bolat, Türk ürünlerinin ve hizmet sektörünün dünya çapında önemli bir marka haline geldiğini belirterek, 2026 yılı boyunca ihracatçılara sunulacak desteklerin artarak süreceğini açıkladı.

Olpak, “Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız”

Zirvenin kapanış konuşmasını yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ticarette artan belirsizliklere dikkat çekerek, iş dünyasına sağduyu çağrısı yaptı.

“İş dünyasının en çok arzu ettiği şey öngörülebilirliktir. Bugün ise dünyanın ticari ortamı adeta teşhisi konulamayan bir hastalık dönemi gibi” diyen Olpak, AB’nin imzaladığı yeni serbest ticaret anlaşmaları ve tarife savaşlarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler olduğunu söyledi.

Reel sektörün asli işine odaklanması gerektiğini vurgulayan Olpak, “Ticaretten ve ihracattan para kazanan insanlarız. Paradan para kazanmak finans piyasalarının işidir. Reel sektör kendi işine odaklanmalı” dedi.

Konuşmasını umut mesajıyla tamamlayan Olpak, “Çok sorun yaşadık, bu işi biliyoruz. Umutsuz olmayacağız, temkinli olacağız. Geçen yıla göre daha güzel bir yıl olacaktır” ifadelerini kullandı.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Kasım 2025 Cumartesi

16.Boğaziçi Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

Boğaziçi Zirvesi, Yeni Gerçeklerin Merkezine Dönüştü

Küresel Zorluklara İstanbul Yanıtı


Dünya liderleri, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla bir araya geldi. 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dönüşümün rotasını İstanbul’dan çizdi.

Yeni Gerçeklerin Başkenti; İstanbul

Dünya yeni bir döneme giriyor; krizlerin gölgesinde şekillenen bu çağda artık “uyum” kelimesi, her ülkenin stratejik ajandasında yerini aldı. Bu değişimin kalbi ise bir kez daha Boğaz’da attı. Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 6–7 Kasım 2025 tarihlerinde Four Seasons Bosphorus Hotel’de düzenlenen 16. Boğaziçi Zirvesi, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla sadece bir toplantı değil, geleceğin inşa edildiği bir fikir arenasına dönüştü.
İki gün boyunca 60’tan fazla ülkeden devlet adamları, diplomatlar, iş dünyası liderleri ve düşünürler İstanbul’da buluştu; ortak bir soru üzerinde düşündü: “Yeni gerçeklerle başa çıkmanın yolu nedir?”

Erdoğan’dan Güçlü Mesaj; Diyalog ve İş Birliği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirveye gönderdiği mesajında, küresel kırılmaların ortak akılla aşılabileceğini belirterek “diyalog ve iş birliği” vurgusu yaptı. Erdoğan, Boğaziçi Zirvesi’nin ülkeler arasında stratejik iş birliklerini güçlendiren, sonuç odaklı fırsatlar doğuran bir platform olduğunu ifade etti.
Bu çağrı, yalnızca bir diplomatik mesaj değil, Türkiye’nin bölgesel değil küresel ölçekte barış ve istikrar inisiyatifi üstlendiğinin de bir göstergesiydi.

Açılışta Güçlü Kadro; Küresel Vizyon Sahnesi

Zirvenin açılış oturumunda;

Dr. Talal Abu-Ghazaleh (UİP Onursal Başkanı, Ürdün), Rona Yırcalı (UİP Onur Kurulu Başkanı, Türkiye), Dr. Ingo Friedrich (AP Eski Başkan Yardımcısı, Avrupa Ekonomik Senatosu Başkanı, Almanya), Dr. Gerardo Zamora (Santiago del Estero Valisi, Arjantin), Tekreth Kamrang (Ticaret Bakan Yardımcısı, Kamboçya Krallığı), Faisal Al-Fayez (Senato Başkanı, Ürdün), Mladen İvanic (E. Cumhurbaşkanı, Bosna-Hersek), Gjorge Ivanov (E. Cumhurbaşkanı, Kuzey Makedonya)
gibi isimler yer aldı.

Açılışta ayrıca Dünya İnsanlık Ödülü, Suudi Arabistan Kraliyet ailesinden Prens Turki bin Talal bin Abdulaziz Al Saud’a takdim edildi.

“Yeni Bir Gerçekliğe Uyum Sağlama Dönemindeyiz”

UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, çağımızı krizlerle tanımlamak yerine, bu krizlerden doğan fırsatlara odaklanmak gerektiğini vurguladı;

“Bu zirveyi sadece fikirlerin değil, ortak çözümlerin ve karşılıklı öğrenmenin bir platformu olarak görüyoruz. Teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümler birbirine geçmiş durumda. Artık edilgen izleyiciler değil, etik, adil ve sürdürülebilir bir geleceğin inşacıları olmalıyız.”

Özgencil, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika’yı buluşturan benzersiz konumuna dikkat çekerek, Boğaziçi Zirvesi’nin “köprü kuran vizyonunun” önemini yineledi.

Dijitalleşmeden İklime; İnsanlığın Dönüm Noktası

Zirvede bu yıl, yapay zekânın etik sınırlarıiklim krizienerji güvenliğifinansal dijitalleşmekadın liderliğitarım ve gıda güvenliği gibi başlıklar öne çıktı.
Zekâ Çağı: Güç, Etik ve İnsanlığın Geleceği” panelinde yapay zekânın yönetim gücü tartışıldı; “Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek İçin Tarımı Yeniden Düşünmek” oturumunda ise iklim krizinin tarımsal üretime etkileri ele alındı.

Katılımcılar, değişen küresel dinamikler karşısında “dayanıklılık, kapsayıcılık ve inovasyon” kavramlarını yeni ekonomik düzenin temel taşları olarak değerlendirdi.

Dr. Talal Abu-Ghazaleh, “İnsanlık Yeni Bir Meydan Okuma Çağında”

UİP Onursal Başkanı Dr. Talal Abu-Ghazaleh, dünyanın dört temel krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti:

İklim değişikliğiBirleşmiş Milletler’in etkisizleşmesiABD-Çin rekabetinin artmasıYapay zekânın kontrolsüz yükselişi.

Abu-Ghazaleh, yapay zekânın artık “insanın değil, sistemin yöneticisi olma tehlikesi” taşıdığını belirterek, “İnsanlık bu dönüşümle yüzleşmek zorunda” dedi.

Boğaziçi Zirvesi, Ekonomik Diplomasinin Kalbi

16 yıldır kesintisiz süren Boğaziçi Zirvesi, artık yalnızca fikirlerin değil, ekonomik diplomasinin de merkezi konumunda. Geçmiş yıllarda milyonlarca dolarlık ticari anlaşmalara sahne olan zirvede bu yıl da çok sayıda stratejik yatırım teması gerçekleştirildi.
İstanbul, iki gün boyunca yalnızca bir şehir değil; dünyanın geleceğine yön veren diyalogların merkezi oldu.

 “Boğaz’dan Yükselen Umut”

Zirve bitti, ama etkisi daha yeni başlıyor.
Dünyanın bu kadar bölündüğü bir dönemde, Boğaziçi Zirvesi yeniden hatırlattı: Gerçek liderlik, diyalogdan doğar.
İstanbul’un tarihi dokusu, sadece iki kıtayı değil, fikirleri, umutları ve vizyonları da birbirine bağladı.
Yeni gerçeklere uyum, belki de bu topraklardan yükselecek küresel bir dayanışma sesiyle mümkün olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Kasım 2025 Pazar

19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu-Yılmaz Parlar

  

Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı, “İsviçre–Türkiye İş Birliğiyle Geleceği İnşa Etmek”

19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu 31 Ekim 2025 Cuma günü Swiss The Bosphorus Hotelde, “Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı” temasıyla düzenlendi

Küresel ekonominin dönüşüm çağında, sürdürülebilir kalkınma, yenilikçi mühendislik ve yeşil altyapı kavramları, artık yalnızca çevresel değil ekonomik bir zorunluluk haline geldi. Bu vizyonla düzenlenen 19. İsviçre–Türkiye Ekonomi Forumu, iki ülkenin ekonomik ortaklığında yeni bir sayfa açtı.

Swiss The Bosphorus Hotel’de, “Sürdürülebilir İnşaat ve Altyapı” ile “İsviçre–Türkiye İş Birliğiyle Geleceği İnşa Etmek” başlıkları altında gerçekleştirilen forum, iş dünyasının, akademinin ve kamu kurumlarının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.

Etkinlik, İsviçre ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına denk gelmesiyle, tarihi bir anlam kazandı.

Ortak hedef

 “Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek”

Açılış konuşmasını yapan İsviçre Ticaret Odası Derneği Başkanı Arpat Şenocak, iki ülke arasındaki diyaloğun yıllar içinde güçlü bir iş birliği platformuna dönüştüğünü vurguladı.
Şenocak, “Bugün sadece sürdürülebilirliği konuşmuyoruz; birlikte nasıl daha adil, daha yeşil ve daha dayanıklı bir gelecek kurabileceğimizi tartışıyoruz. İsviçre’nin inovasyon gücü ile Türkiye’nin mühendislik kabiliyeti birleştiğinde ortaya küresel ölçekte etkili bir sinerji çıkıyor,” dedi.

Türk müteahhitlerinden küresel başarı tablosu

Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, Türk müteahhitlik sektörünün dünya çapındaki konumuna dikkat çekti:

“137 ülkede tamamlanan yaklaşık 13.000 proje, 547 milyar dolarlık iş hacmi… Bu sadece bir istatistik değil, Türk mühendisliğinin küresel bir markaya dönüştüğünün göstergesidir.”

Eren, İsviçre’nin finansal gücü ve yenilikçi teknolojilerinin Türk müteahhitlerin deneyimiyle birleşmesi halinde, üçüncü ülkelerde kalıcı altyapı başarılarına imza atılabileceğini söyledi.

İsviçre’den güçlü mesaj

 “Birlikte sürdürülebilir ve güvenli inşa edelim”

İsviçre Federal Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ekonomi, Eğitim ve Araştırma Bakanı Guy Bernard Parmelin, konuşmasında iki ülkenin ortak sorumluluğuna dikkat çekti:

“İsviçre 2050, Türkiye ise 2053 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Bu hedefler iddialı, ancak inşaat sektörü bu dönüşümde kilit rol oynayacak. İnşa ettiğimiz yapılar sadece ekonomimizi değil, kim olduğumuzu da yansıtıyor.”

Parmelin, “Team Switzerland Infrastructure” girişimiyle Türk EPC (Mühendislik, Tedarik, İnşaat) firmalarıyla stratejik ortaklıklar geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
SERV (Swiss Export and Insurance) ile Türk Eximbank arasında imzalanan Mutabakat Zaptı (MOU), bu iş birliğini daha da kurumsallaştırdı.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat,

 “Ekonomik bağlarımız hiç olmadığı kadar güçlü”

Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, forumda yaptığı konuşmada Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığına dikkat çekti:

“Son 23 yılda Türkiye, 238 milyar dolarlık GSYH’den 1,5 trilyon doların üzerine çıkan bir ekonomik büyüme gerçekleştirdi.
1.000’den fazla İsviçreli şirket, Türkiye’de 10,6 milyar dolar doğrudan yatırım yaptı.
Ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaştı ve artmaya devam ediyor.”

Bolat, iki ülkenin güçlü mühendislik, teknoloji ve finans sistemlerinin birleşmesiyle, Ukrayna, Suriye ve Körfez bölgesindeki yeniden yapılanma projelerinde büyük fırsatlar doğacağını belirtti.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Humberto Lopez,

 “Sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, zorunluluk”

Forumun konuk konuşmacısı Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Türkiye’nin yüksek büyüme performansına dikkat çekti ve şu uyarıda bulundu:

“Türkiye yüksek gelirli ülke statüsüne çok yakın, ancak uzun vadeli büyümenin anahtarı verimliliktir.
Gerçek sürdürülebilirlik sadece çevresel değil; ekonomik ve sosyal dengeyi de içermelidir.”

Lopez, Türkiye’nin lojistik altyapısı ve yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanmasının, sürdürülebilir büyüme için kritik olduğunu vurguladı.

Paneller

 Yenilik, mühendislik ve finans bir arada

Forumun ikinci bölümünde iki ana panel düzenlendi:

“Ar-Ge, Pazar İhtiyaçları ve Türkiye’de Sürdürülebilir İnşaatın Geleceği” panelinde,

ABB Türkiye Başkanı Başar Vural moderatörlüğünde, Empa-NEST’ten Reto Largo, Omya International AG’den Philipp Hunziker, Prof. Dr. Mustafa Şahmaran ve Demet Demirer, inovasyonun inşaat sektörüyle nasıl daha güçlü entegre edilebileceğini tartıştı.

“İsviçre İnovasyonu Türk Uzmanlığıyla Buluşuyor” başlıklı oturumda ise, MLL Legal’den Ülkü Cibik moderatörlüğünde, SERV, UBS, Türk Eximbank, Çalık Enerji Swiss AG ve SSB Sauerwein & Schaefer Bau AG temsilcileri, üçüncü ülkelerde sürdürülebilir EPC projelerinde finansal iş birliği modellerini değerlendirdi.

Forumun sonunda imzalanan anlaşmalar ve verilen mesajlar, Türkiye–İsviçre ekonomik ilişkilerinin yeni bir stratejik evreye girdiğini gösterdi.

İki ülke, 100 yıllık dostluğunu “yeşil dönüşüm”, “sürdürülebilir inşaat” ve “ortak refah” ilkeleri üzerine inşa ederek, geleceğe umutla bakıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Eylül 2025 Salı

I. Uluslararası Gayrimenkul Kongresi-Yılmaz Parlar

 

I. Uluslararası Gayrimenkul Kongresi Gerçekleşti

 İstanbul’da Gayrimenkulün Kalbi Attı

İTO ve TÜGEM iş birliğiyle düzenlenen kongre, sektörün geleceğine ışık tuttu

Kongre, gayrimenkul sektörünün Türkiye ve küresel ekonomi için stratejik önemini vurgulayarak başladı. İstanbul'un merkezi rolü, kentsel dönüşüm projeleri ve sektörün modernizasyonu ana gündem maddeleriydi. Uluslararası iş birliklerinin ve yabancı yatırımın artırılması konusunda ortak bir vizyon paylaşıldı.

Gayrimenkul sektörünün ekonominin lokomotifi olduğunun altı çizildi. Sektörün 150 yıla yakın tarihi bir geçmişi olduğu hatırlatıldı.

Kentsel Dönüşümün Önemi,

Özellikle İstanbul'da 2025 yılı planlamalarının büyük bir kısmının kentsel dönüşüm ve yeni yapılanma üzerine olduğu, önemli lojistik alanların ortaya çıktığı vurgulandı.

Sektörün geleneksel yapıdan modern bir yapıya dönüşmesi gerektiği ifade edildi.

Yurt Dışı Yatırım Çağrısı,

 Türk vatandaşlarının yurt dışında gayrimenkul almak yerine, bu kaynağı Türkiye'de fabrika vb. üretken yatırımlara yönlendirmesinin önemi sorgulandı.

8 Eylül 2025’te İstanbul Ticaret Odası Genel Merkez Meclis Salonu’nda gerçekleşen I. Uluslararası Gayrimenkul Kongresi, Türkiye ve dünyadan sektör temsilcilerini buluşturdu.

Açılış konuşmalarında sektörün stratejik önemi, uluslararası iş birlikleri ve geleceğe dönük vizyonlar öne çıktı.

“Gayrimenkul, Ekonominin Temel Taşıdır”

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, konuşmasında gayrimenkul sektörünün yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir güç olduğunun altını çizdi:

“Değişim rüzgârlarının altında kalamayız, sektörümüz modern ve sürdürülebilir yapıya evrilmek zorunda. 150 yılı aşkın geçmişiyle İTO, bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edecektir.”

Avdagiç, özellikle kentsel dönüşüm ve lojistik alanlarında İstanbul’un önümüzdeki dönemde büyük potansiyel taşıdığını belirtti.

 “Bugün Sektör İçin Tarihi Bir İmza Atıyoruz”

TÜGEM Başkanı Hakan Akdoğan, kongrenin yalnızca ulusal değil, uluslararası iş birliklerine kapı araladığını vurguladı:

“Gayrimenkul sektörü, ekonominin stratejik damarlarından biridir. Bu kongre, sektöre vizyon, ülkemize ise küresel ölçekte iş birliği fırsatları sunacaktır.”

 “Emlakçılar Hayatları Dönüştürür”

NAR Küresel Başkanı Daniel Guerra, Türkiye’nin uluslararası gayrimenkul piyasasında büyüyen rolüne dikkat çekti:

“Ev sahibi olmak, ailelerde istikrarın kapısını aralar. Türk yatırımcıların ABD’de 2023’te 4 milyar dolarlık alım yapması bunun göstergesidir. Biz emlakçılar, sadece mülk satmıyoruz; hayatları dönüştürüyoruz.”

“Türkiye Dünyanın En Çok Ziyaret Edilen 5. Ülkesi”

 TUGEV Genel Müdürü Dr. Cemil Hakan Kılıç, konuşmasında yabancı yatırımcıların Türkiye’ye artan ilgisini rakamlarla ortaya koydu:

Türkiye'nin turizm ve yatırım potansiyeline dikkat çekti. Türkiye'nin dünyanın en çok ziyaret edilen 4. veya 5. ülkesi olduğunu vurguladı.

Yabancı yatırımcıların Türkiye'yi yüksek büyüme potansiyeli, ekonomik ve sosyal faaliyetler nedeniyle tercih ettiğini anlattı.

Türkiye turizmde dünyanın en çok ziyaret edilen ülkeleri arasında 5. sırada. Bu, gayrimenkul yatırımcılarının gözünde ülkemizin güvenilir ve cazip olduğunun kanıtıdır.”

Panel, Türkiye Gayrimenkul Piyasasında Regülasyon

TÜGEM Başkanı Hakan Akdoğan moderatörlüğünde, Panelistler TÜGEM Başkan Yardımcısı Mustafa Hakan Özelmacıklı,  Sektörel Ticaret ve Taşınır Rehni Şubesi Daire Başkanı Erdem Karaman,  İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Emlak Yönetimi Bölüm Başkan Doç. Dr. Cansu Şakraya İçellioğlu ile gerçekleşen panelde hukuki altyapı, değerleme standartları ve regülasyonların sektörde güveni artıracağı vurgulandı.

Gayrımenkul Girişimci İş Kadınlarımızla Kısa Söyleşide

Girişimci Kadınlardan İlham Veren Hikâyeler;

Semin Ayral, Yeşil Dönüşümün Öncüsü

İTÜ mezunu mimar Semin Ayral, sürdürülebilirlik vizyonu ve “Yeşil Bina” danışmanlığı ile sektörde fark yaratıyor. Çevre dostu projelerle iş dünyasına yeni bir soluk kazandıran Ayral, aynı zamanda sektörde genç profesyonellere mentorluk yapmaya hazırlanıyor.

Ceren Ergin, Ticari Gayrimenkulün Markalaşmış Kadın Girişimcisi

Koç Holding ve Oyak Grubu’ndaki 20 yıllık kariyerinin ardından Ataşehir’de ticari gayrimenkul uzmanlığına adım atan Ceren Ergin, Türkiye’de ticari gayrimenkulde markalaşan ilk kadın girişimci olma başarısını taşıyor. TÜGEM Ticaret Network yönetiminde de aktif görev alıyor.

Serap Dayı, Lüks Konutun Güvenilir İsmi

İstanbul Üniversitesi İktisat mezunu Serap Dayı, Remax bünyesindeki başarılarıyla dikkat çekiyor. Müşteri güvenini ve bilgiye dayalı çalışmayı merkeze alan yaklaşımıyla, her işlemde tüm tarafların faydasını gözeterek sektörde güven inşa ediyor.

Bu kongrede bir kez daha gördüm ki; gayrimenkul yalnızca binalardan ibaret değil, toplumların geleceğini şekillendiren bir güç. Ancak beni en çok etkileyen, sahnede parlayan kadın girişimcilerimiz oldu.

Semin Ayral’ın vizyoner sürdürülebilirlik adımları, Ceren Ergin’in kurumsal gücü sahaya taşıması ve Serap Dayı’nın güven odaklı müşteri yaklaşımı, sektörün geleceğinin kadınların ellerinde daha da güçlü bir şekilde yükseleceğinin kanıtıydı.

yilmazparlar@yahoo.com

15 Ağustos 2025 Cuma

2025 Ağustos İTO Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

O Ağustos Meclis Toplantısında Gündem Yoğundu

Yangınlar, Ekonomi, Tarihi Zaferler ve Küresel Sorunlar Masadaydı

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Ağustos ayı meclis toplantısını 13 Ağustos 2025 Perşembe günü gerçekleştirdi.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, hem Türkiye hem de dünya gündemine ilişkin önemli mesajlar verdi.

Avdagiç’ten Afet Uyarısı ve Küresel Mesajlar
Toplantıda konuşan İTO Başkanı Avdagiç, Balıkesir’de yaşanan yangınları hatırlatarak afetlere karşı her an hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı:



"Bekleme; her an hazır olacakmış gibi süreçlerin içinde olmalıyız" dedi. Deprem ve yangınlarda hayatını kaybedenleri rahmetle anan Avdagiç, toplumun bilinç seviyesinin artırılmasının önemine değindi.

Filistin-İsrail meselesinde uluslararası topluma seslenen Avdagiç, 7 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan adaletsizliklerin son bulması gerektiğini belirtti:
"Dünya, katliamlar karşısında sessiz kalmamalı" dedi.

Tarihi zaferlere de değinen Avdagiç, 26 Ağustos Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Büyük Taarruz’un Türk milleti için taşıdığı önemi vurgulayarak "Bu topraklar ebediyen Türk yurdu olarak kalacaktır" mesajını verdi.

Ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, küresel belirsizliklere dikkat çekerek ABD ve Avrupa politikalarının Türkiye’ye etkilerini analiz etti. KOBİ’lere desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, İstanbul’un ticari potansiyelini güçlendirecek fuar ve yatırım çalışmalarını paylaştı.

Erken’den Gelir Adaleti ve Nüfus Politikası Çağrısı
İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken ise konuşmasında gelir dağılımındaki eşitsizliklere dikkat çekti:
"Marketler, kafeler dolu ama aynı refah toplumun geneline yansımıyor" dedi.

Türkiye’de doğum oranlarının düştüğünü vurgulayan Erken, genç nüfusun desteklenmesi ve aile yapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Orman yangınları konusuna da değinen Erken, bazı yangınların kötü niyetli eylemlerden kaynaklandığını söyleyerek devletin bu konuda daha etkin önlemler alması gerektiğini belirtti.

Tarihi mirasa vurgu yapan Erken, geçmişten ilham alınarak geleceğe güçlü adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.

Gelecek Stratejileri
Toplantı, İTO’nun gelecek dönem stratejileri ve sektörel değerlendirmeleriyle devam etti. Yönetim, İstanbul ve Türkiye ekonomisinin büyümesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini bildirdi.

uilmazparlar@yahoo.com

27 Haziran 2025 Cuma

Girişimciliğin Nabzı BTM’de  Atıyor-Yılmaz Parlar

  

Yıldızlar Burada Parlıyor...

BTM "Supernova" ile 21. Yüzyılın Girişimcilik Çağını Başlattı

“Her girişim bir yıldızdır. BTM ise o yıldızların parladığı evrendir.”

İstanbul Ticaret Odası’nın vizyonuyla kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), 2025 yılının ilk Sahne XL etkinliğini görkemli bir temayla gerçekleştirdi.

 “Supernova.”
Etkinlik sadece yılın değil, yüzyılın ikinci çeyreğinin de ilk sahnesi oldu.
Ve bu sahne, parlayan fikirlerle, ışık saçan girişimcilerle doldu.

Mehmet Develioğlu,

“Girişimcilerimiz, ekonomimizin süpernovalarıdır!”
BTM Sahne XL’in açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu, etkileyici sözleriyle girişimcilere ilham verdi:

“Supernova, bir yıldızın en parlak anıdır. Bizim girişimcilerimiz de işte o anı yaşıyor. Onlar, sadece BTM’yi değil, ülkemizin geleceğini de aydınlatıyor.”

Develioğlu, BTM’nin yalnızca bir merkez değil, girişimciliğin Türkiye’de parladığı bir yıldız kümesi olduğunu vurguladı.

“Zihinlerinin en parlak anının ürünlerini bu sahnede görüyoruz. Girişimcilerimiz, Türkiye’nin sıçrama noktasıdır.”

Dr. Önder Kul,

“Her fikir bir yıldız gibi doğar, sabırla büyür ve sonunda bir süpernova gibi patlar.”
BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, fikirlerin evrimini şiirsel bir dille özetledi:

Zorluklar olur, karanlık olur. Ama vazgeçmeyenler, bir gün kendilerini, takımlarını ve bazen dünyayı dönüştürür.”

Kul, büyük bir müjde de verdi.

Startup World Cup Türkiye ayağı bu yıl BTM’de yapılacak


Pegasus Tech Ventures desteğiyle dünyanın en büyük girişimcilik yarışmalarından biri olan Startup World Cup, Türkiye’nin en parlak girişimcilerini Silikon Vadisi’nde bir araya getirecek ve 1 milyon dolarlık yatırım ödülü için BTM’den yola çıkacak!

Sahneye Çıkan Girişimler,

“Geleceği Bugünden Kodlayanlar”

Etkinlikte 13 girişim sahne aldı, 21 girişim stant açtı. Hepsi de Türkiye’nin yaratıcı gücünü temsil eden cesur ve yenilikçi fikirlerle izleyenleri etkiledi.

Kiraala – Paylaşım ekonomisine konum bazlı yenilik
ReLUfy – 30+ yapay zeka modeliyle veri zekâsı
ExportAlfa AI – KOBİ’ler için dijital ihracat asistanı
innovRES – Kişiselleştirilmiş solunum rehabilitasyonu
Vegg Foods – Bakliyattan yumurta taklidi: BBYA
Tinnimizer – Kulağınız için kişiselleştirilmiş ses terapisi
Bvaluator – 1 milyon+ veriyle yapay zekâ girişim değerleme
Qbit Proje – Entegre verimlilik ve otomasyon sistemleri
Kitchenest – Bulut mutfakla sanal restoranlar
Fikogya – Su ekosistemi için çevre teknolojisi
TeklifPro – Yeni nesil çift yönlü B2B ticaret
STEP4 – AB uyumlu ESG risk yönetimi platformu
Devfilo – Lojistikte komisyonsuz, entegre çözüm

Herkes için Müzik: Müzik Eğitiminin Demokrasi Devrimi

Etkinliğin en dikkat çeken girişimlerinden biri ise “Lidyanka” çatısı altındaki "Herkes için Müzik" oldu. Proje sahibi Fulya Çelikel, girişimini şöyle tanımladı.

“Müzik yetenek değil, bir iletişim biçimidir. Biz herkesin erişebileceği bir müzik okuryazarlığı inşa ediyoruz.”

Herkes için Müzik, müzik eğitiminin bireysel ayrıcalık olmaktan çıkıp toplumsal faydaya dönüşmesini sağlıyor.

Yapay zekâ destekli, video temelli, MEB uyumlu, yaşa göre özelleştirilebilen bu platform, müzik eğitimini demokratikleştiriyor.

Geleceğe BTM’den Bakın

“Supernova” teması yalnızca bir etkinlik ismi değil, BTM’nin vizyonunun özüdür.
Her girişim bir yıldız gibi doğar, BTM’de parlamaya başlar ve sonunda birer galaksiye dönüşür.

BTM, Türkiye’nin girişimcilik gökyüzündeki en parlak yıldızıdır. Bu yıldızın ışığıyla parlayan her girişim, yalnızca kendi geleceğini değil, ülkemizin kalkınma hayalini de aydınlatıyor. Supernova sahnesi, yalnızca fikirlerin değil, umutların patladığı yer oldu.”

yilmazparlar@yahoo.com

29 Mayıs 2025 Perşembe

Global HR Summit 2025 Zirve Tarihine Geçti-Yılmaz Parlar

 

İnsan Kaynaklarında Devrim Niteliğinde Bir Gün Daha

Seda Mızraklı’ya alkışlar, zirveye övgüler yağdı

İstanbul’un kalbinde düzenlenen Global HR Summit 2025, ikinci gününde insan kaynakları, teknoloji ve liderlik kavramlarını tarihin en parlak zihinleriyle buluşturdu.

Bu zirvede yalnızca bir etkinlik değil, adeta bir vizyon devrimi yaşandı.

Ve elbette, bu eşsiz organizasyonun mimarı olan Seda Mızraklı Ferik… O sadece bir zirve başkanı değil; modern iş dünyasının rotasını çizen, ilham veren bir lider. KREA M.I.C.E. ve KREA Digital’in kurucusu olarak, bu dev organizasyonu bir şölene dönüştürdü. Katılımcılar nezdinde, adeta sahnede parlayan bir yıldız gibi izlendi.

Açılış Seda Mızraklı’dan, İlham Dalgası Tüm Güne Yayıldı

Zirvenin ikinci günü, Seda Mızraklı’nın içten ve vizyon dolu açılış konuşmasıyla başladı. Dinleyen herkesin içinde bir ışık yaktı. İşte o konuşma, yalnızca bir açılış değil, geleceğin iş dünyasına atılan güçlü bir adımdı.

Küresel Düşünürlerden Altın Değerinde Konuşmalar

Sir Andrew Likierman (London Business School) sanal katılımıyla karar verme mekanizmalarında doğruluk ve içgörüye ışık tuttu.

Florin Petrescu insan odaklı liderliğin yapay zekâ çağında nasıl şekillenmesi gerektiğini detaylıca anlattı.

Bahadır Kaleağası küresel jeopolitiğin iş dünyasına etkisini büyük bir vizyonla aktardı.

"İş Dünyası, Jeopolitik ve Ötesi, Küresel Krizler Çağında Yeni Stratejiler"

Bahadır Kaleağası’ndan Çarpıcı Uyarılar, "Şirketler Artık Jeopolitiği İçselleştirmeli"

Paris – Institut du Bosphore Başkanı ve strateji uzmanı Bahadır Kaleağası, "İş Dünyası, Jeopolitik ve Ötesi" başlıklı konuşmasında, küresel sistemdeki radikal dönüşümleri analiz ederek iş dünyasına ve politika yapıcılara kritik mesajlar verdi. Marie Curie’nin "Korkmamak ve anlamaya çalışmak" sözünden yola çıkan Kaleağası, "Artık ekonomiyi jeopolitikten, bilimi diplomasiden ayıramayız" dedi.

Parçalanmış Küreselleşme, Yeni Riskler ve Fırsatlar

Kaleağası, küreselleşmenin "stratejik kırılganlıklarla dolu" yeni evresini şu başlıklarla özetledi:

Ekonomik zincirler = Risk zincirleri: Tedarik ağları artık jeopolitik gerilimlerden doğrudan etkileniyor.

Yarı iletkenler ve kritik hammaddeler: ABD-Çin rekabetinin odağında; şirketler için "kaynak güvenliği" öncelik haline geldi.

Dijital sistemler ve uzay teknolojileri: Refahın taşıyıcısı olduğu kadar "hibrit savaşların" hedefi.

Yapay zekâ ve kuantum bilişim: Belirsizlik yaratan ancak "büyüleyici" bir gelecek vaat ediyor.

"Şirketler, yatırım ve üretim kararlarını artık sadece piyasa koşullarına göre değil, jeopolitik analizle almalı" uyarısını yaptı.

Jeopolitik Artık Yönetim Kurullarında

Kaleağası’nın altını çizdiği 5 çarpıcı gerçek:

"Jeopolitik analiz, finans ve pazarlama kadar kritik bir yönetim kurulu gündemi."

Ukrayna savaşı, pandemi ve Orta Doğu krizleri, karşılıklı bağımlılığı gösterdi: "Hiçbir küresel sorun tek başına çözülemez."

Liderlik, kaba güçle değil; "yenilik, iş birliği ve öngörü" ile şekillenmeli.

Avrupa’nın rolü, Demokrasi, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma, insanlığın geleceğini belirleyecek.

Güven krizi, Kurumlara ve kamusal söyleme duyulan güvenin yeniden inşası şart.

Çözüm Önerileri, "21. Yüzyılın Yönetişim Araçları"

Kaleağası, yol haritasını 3 maddede paylaştı:

Uluslararası yönetişim reformu, 20. yüzyıl kurumları (BM, Dünya Bankası vb.) artık yetersiz.

Mini çok taraflılık, Esnek iş birlikleri (örneğin; kritik madenler ittifakları).

Bilim ve diplomasi sinerjisi: NASA’da kara delik görüntüleyen Prof. Feryal Özel’in "Merak edenler geleceği kazanacak" sözünü hatırlattı.

Türkiye-Fransa-EÜ Diyaloğunun Önemi

Paris Bosphorus Enstitüsü’nün çalışmalarına değinen Kaleağası, "Bilgi ve kolektif zekâ artık jeostratejik varlık. Fransa, AB ve Türkiye diyaloğu, krizleri aşmada kilit rol oynayabilir" dedi.

"Korkmamak İçin Anlamalıyız"

Kaleağası, konuşmasını Marie Curie’nin sözleriyle tamamladı:
"İlerleme berrak bir bilinç ister. Daha az korkmak için daha çok anlamanın zamanı."

Kaleağası’nın mesajı net, "Yeni dünyada ayakta kalmak için disiplinlerarası düşünmek ve kolektif hareket etmek şart."

Ahmet Akın ise dinleyenleri “insan yüzlü robotlar mı, robot yüzlü insanlar mı?” sorusu ile düşündürdü.

Yapay Zekâ, Nörobilim, Duygusal Zeka… Her Şey Masadaydı

Günün ilerleyen saatlerinde sahnede:

Dr. Hamira Riaz, iş ve insan kaynakları stratejileri arasındaki uçurumu nörobilimle nasıl kapatabileceğimizi gösterdi.

Aydın Erdem, çalışanların değişen sosyolojisini verilerle ortaya koydu.

Sezin Mızraklı Avalin, yapay zekâ ile duygusal zekânın çarpıştığı sessiz savaşta kimin kazanacağına dair çarpıcı bir vizyon sundu.

Zihin mi Kazanacak, Yürek mi? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı

Sezin Mızraklı AvalinKonuşmacı, B2B Satış ve Stratejik Pazarlama Danışmanı

"Zihin mi Kazanacak, Yürek mü? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı"

Sezin Mızraklı Avalin’den Çarpıcı Analiz: "İnsanlık ve Teknoloji Dengesini Kurmalıyız"

B2B Satış ve Stratejik Pazarlama Danışmanı Sezin Mızraklı Avalin, "Zihin mi Kazanacak, Yürek mü? Yapay Zeka ile Duygusal Zekanın Sessiz Savaşı" başlıklı konuşmasında, yapay zekanın insan hayatına etkilerini kişisel deneyimleri ve tarihsel perspektifle ele aldı. Avalin, teknolojinin hızla ilerlediği bir dönemde "insani değerlerin korunması" gerektiğini vurgulayarak kritik uyarılarda bulundu.

Kişisel Hikaye, "Yapay Zeka Teşhisi mi, İnsani Dokunuş mu?"

Avalin, geçen yıl yaşadığı sağlık sorununu örnek göstererek teknoloji-insan dengesinin önemine dikkat çekti:

"Doktorum, teşhisi yapay zeka destekli görüntülemeyle koydu ancak ardından gözlerimin içine bakarak 'Merak etmeyin, yalnız değilsiniz' dedi. Bu insani temas, psikolojik olarak beni rahatlattı."

Yapay zekanın "soğuk" bir şekilde hastalığı bildirmesinin yaratacağı travmaya karşı, "Duygusal destek olmadan teknoloji yetersiz kalır" dedi.

Yapay Zekanın Tarihsel Yolculuğu: "Leonardo da Vinci’den Günümüze"

Avalin, yapay zekanın kökenlerini Leonardo da Vinci’nin 1495’te tasarladığı robotlara kadar götürerek şu tarihsel dönüm noktalarını paylaştı:

1950’lerde Turing Testi, "Makineler düşünebilir mi?" sorusunun temeli atıldı.

1997’de IBM’in Deep Blue’su, satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yendi.

2011’de Siri, 2016’da sohbet robotları insanlarla etkileşime başladı.

2026 projeksiyonu, Yapay zeka çözümlerinin 500 milyon+ insanın hayatını değiştirmesi bekleniyor.

İnsan Kaynaklarında Yapay Zeka, "Operasyonel Verimlilik ama Duygusal Zeka Şart"

Avalin, iş dünyasında yapay zeka kullanımına ilişkin çarpıcı tespitler yaptı:

"Bordro süreçlerinden aday taramasına kadar yapay zeka verimlilik sağlıyor. Ancak çalışanların %70’i, yöneticilerinin 'duygusal zeka' göstermesini bekliyor."

Z Kuşağı (1995-2009 doğumlular) için anında erişim ve sosyal duyarlılık vurgusu:

"Onlar için 'çevreye duyarlı şirketlerde çalışmak' maaş kadar önemli."

Kritik Uyarılar, "Yapay Zekayı Doğru Kullanmanın 4 Yolu"

Avalin, geleceğe dair şu stratejileri önerdi:

"Yapay Zeka ile Savaşmayın, İş Birliği Yapın":

"Satranç turnuvalarında artık 'insan+makine' takımları kazanıyor. Beraber çalışmalıyız."

"Akışkan Olun":

"Eskiden kasetler vardı, şimdi Spotify var. Kurumlar da esnek ve dinamik olmalı."

"Zaman Kazandıran Teknolojileri Hayata Entegre Edin",

"Yapay zeka rutin işleri halletsin, insanlar yaratıcılığa odaklansın."

"Doğru Soruları Sormayı Öğrenin":

"Bilgiye ulaşmak kolay ama doğru soruyu sorabilmek artık en değerli beceri."

"Dengeyi Kurun"

Avalin, "Yapay zeka teşhis koyabilir ama hastaya 'geçmiş olsun' diyen bir doktor olmalı" diyerek sözlerini tamamladı. Vurgusu nettir,

"Teknolojiyi reddetmeyin ama insanı da unutmayın. Kazanan, bu dengeyi kurabilenler olacak."

.

Günün farklı panellerinde Vodafone, Pegasus, Unilever, LC Waikiki, ING Türkiye gibi dev şirketlerin insan kaynakları liderleri, geleceğin liderlik ajandalarını masaya yatırdı.

İşveren Markasında Dönüşüm Zamanı Paneli,

“İşveren Markasında Dönüşüm Zamanı, Liderlerin Vizyonu, Stratejik Yol Haritası ve Geleceğe Bakış,”  başlıklı panelde sektörün önde gelen isimleri, işveren markası dönüşümüne yönelik stratejilerini paylaştı. Moderatörlüğünü KREA M.I.C.E. Kurucu & CEO’su Seda Mızraklı Ferik’in üstlendiği panelde, LC Waikiki CHRO Bahattin AydınING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı ve Tiryaki Agro İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Murat Boğahan önemli açıklamalar yaptı.

Esneklik ve anlam arayışı yeni nesil çalışanların beklentisi.
Aile şirketi kültürü, aidiyeti güçlendiriyor.
Yapay zekâ ve insan iş birliği, geleceğin iş modellerini şekillendiriyor.
 Türk şirketleri, küresel işveren markası olma yolunda hızla ilerliyor.

ING Türkiye, "Esneklik ve Anlam Arayışı İşveren Markasının Temel Taşı"

ING Türkiye’nin İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, dijital dönüşüm ve esnek çalışma modellerinin işveren markasındaki önemine dikkat çekti:

"Kendimizi bir teknoloji şirketi olarak konumlandırıyoruz. Çalışanlarımız için 'Burada hayatını yaşa' mottosuyla esneklik sunuyoruz."

Pandemi sonrası çalışanların %60'ının hibrit modeli talep ettiğini belirterek, ING’de ayda 6 gün ofis zorunluluğu olduğunu, ancak bunun takım motivasyonu ve inovasyon odaklı kurgulandığını vurguladı.

"Yeni nesil, anlam arayışı olan işler istiyor. Teknolojiyi etkin kullanan, sosyal etkisi yüksek şirketler tercih ediliyor."

Tiryaki Agro, "Aile Kültürü ve Sahada Olmak Fark Yaratıyor"

Tiryaki Agro İK Başkan Yardımcısı Murat Boğahan, şirketin 70+ ülkede tarım ve lojistik operasyonlarıyla küresel bir marka olduğunu hatırlatarak, "Bizim için aile kültürü ve sahada aktif olmak kritik" dedi.

Deprem bölgesinde hızlı aksiyon alarak 5 konteyner kent kurduklarını ve çalışanlarının bu sürece gönüllü katıldığını paylaştı.

"Liderlerimiz, sadece talimatları uygulayan değil, sorgulayan ve katma değer yaratan ekipler istiyor."

Afrika ve Orta Doğu’daki zorlu coğrafyalarda çalışanlarının aidiyet duygusunu samimiyetle beslediklerini vurguladı.

LC Waikiki, "Yapay Zekâ ve İnsan Odaklı Dönüşüm"

LC Waikiki CHRO Bahattin Aydın, perakende devinin 60+ ülkede 60 bin çalışanla büyüdüğünü belirterek, "Geleceği şekillendirmek için yapay zekâyı iş süreçlerine entegre ediyoruz" açıklamasını yaptı.

"Artık organizasyon şemalarında 'avatarlar' (dijital çalışanlar) yer alıyor. İnsan+yapay zekâ iş birliği kaçınılmaz."

Çalışanlarda "işimi kaybeder miyim?" endişesini ortadan kaldırmak için "Akıl ve Kalp" temalı bir dönüşüm stratejisi uyguladıklarını anlattı.

"Yapay zekâ becerisi olan adayları deneyimli olanlara tercih ediyoruz. Türkiye’den küresel bir marka çıkarmak hedefimiz."

Türk Şirketleri Küresel İşveren Markası Olma Yolunda

Panelde öne çıkan ortak vurgu, "insan odaklı dijital dönüşüm" oldu. ING’nin esnek çalışma modeli, Tiryaki Agro’nun saha deneyimi ve LC Waikiki’nin yapay zekâ stratejisi, Türk şirketlerinin küresel işveren markası olma yolundaki adımlarını gösterdi.

Moderatör Seda Mızraklı Ferik"Bu panelde iki Türk markasının (LC Waikiki ve Tiryaki Agro) yanı sıra ING gibi küresel bir oyuncunun Türkiye’den liderlik etmesi gurur verici" diyerek sözlerini tamamladı.

Günün son keynote konuşması ise efsanevi eğitmen ve yazar Ahmet Şerif İzgören’den geldi. Anlam, etik ve liderliği merkezine alan bu kapanış konuşması ayakta alkışlandı

Global HR Summit 2025’in ikinci günü, yalnızca bilgi ve içgörü değil, aynı zamanda duygu, vizyon ve liderlik dolu bir deneyim sundu.

Bir gazeteci olarak şunu gururla söyleyebilirim,
Bu zirve, yalnızca bir etkinlik değil, bir akıl fırtınası, bir ilham patlamasıydı. Seda Mızraklı’nın liderliği altında bu zirve, Türkiye’nin iş dünyasında ve küresel HR arenasında “olmazsa olmaz” bir marka haline geldi.

yilmazparlar@yahoo.com